BENCİL AŞK
sana dolu dolu yağmur bulutları olupta,bensiz çoraklaşan tabiatına dolamasamda...
seni yeşertebilecek kadar gücüm olmasada...
seviyorum işte...
üzerinde seni yokedenin,ben olduğumu bilmek bile bana haz veriyo...
evet ben güneşim...
seni yeşertecek o yağmur bulutlarını sevmiyorum belki...
ama seninleyim...
o yağmur bulutlarından eksik kalışın,seni dahada kurak ve bitkin bıraksada...
bu yokoluşun beni daha kızgın bir kor haline getirsede....
ben bencil bir aşığım,seni paylaşamıyorum...
bir tek geceye engel olamıyorum,onun siyah çarşafını senin üzerine çekişini
uzaktan seven bir aşık gibi,seyretmeye mahkum kalıyorum...
ama öyle serseri bir aşk ki içimdeki...
zaman zaman ona bile meydan okuyorum...
ay ışığının arkasından,öfkeli bir beyaz olup seni seyrediyorum...
ve biliyomusun,zamanla seni yokederken...
kendi benliğimdeki,intaharsal doğa lanetlerinden sıyrılıp...
sana her sabah,ölen ve yokolan sana...mahçup ve umutsuz bir merhaba diyorum...
çünkü sen varolurken ben,ben varolurken sen ölüyorsun...
birimiz hep eksik...
aşkta biraz öyle değilmi......
içerisinde emek olan herşeyi çok severim...kara çizilmiş yelkenler gibi
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
