KAYIP Mektuplar

 
  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Edebiyat&Şiir
Şiir Odamız

sustum..

e-Posta Yazdır PDF
evet doğdum, ne yalan söyleyim doğdum, bana bahşedilen bütün uzuvlarımla doğdum.
hayata bir merhaba diyebilmenin sıkıntısını daha doğarken yaşadım.
yaşadım, gerçekten yaşadığımı hissettiğim andı.
sonra ne çok gözyaşı döktüm ben yaşamak için..
bu kadar acımıydı gözyaşları,
yoksa acımıydı yaşamayı öğrenmek bu kadar..
her ağladığımda susturuldum,
her isyanımda susturulduğum gibi..
sustum, sustukça büyüdüm,
büyüdükçe anladım susmanın anlamsızlığını.
bağırmak istedim
büyüdüm, ben bağırdıkça üzerime indi acı
ben bağırdım, üzerime indi acı, susturuldum..
sustum ve yaşadım,
ölmeye eşdeğermiş susarak yaşamak,
ben susunca herkes sustu.
ben öldüm ve bitti hayat..
 

kaybolan kentin eskicisi....can çizgisi..

e-Posta Yazdır PDF

                       CaN ÇizGisi

        

Hiçbirşey seni getirmiyo bana .....
Beni sana ..............................
Sebepler arıyorum aşkıma , unutamayışıma seni...
   Bile bile acı çekişime ................
Bir sır okyanusundayım senle , sensiz ........
  Çöz çözebilsen her çizgisini yüzünün , ellerinin
  Duyabilirsem sesinin , sesimin ....
  
Titreyişini ellerimin , kızarmasını yüzümün ....
Okyanusun tam ortasındayım senle , kıyı çoooook uzakta ....
Her tarafımı sardın, iliklerime kadar sen oldum
    Can yeleksiz bıraktın beni girdabında
         Öldüm ......

 

intihar saatleri

e-Posta Yazdır PDF

bir yalandan ibaret

-ki hep yanıldım

yıkılan gene ben oldum

uçurumlarda ilk adımı hep ben attım yanımda kimse yoktu

Korkmadım!!

didindim çalıştım ölebilmek için

varetmeye çalıştım kendimi bu satırlarda

bazen bir metafizikçinin bazense var oluşçunun bunalımını yaşadım

ne kendimi var edebildim ne de değili atabildim hayatımdan

bak hala ölemedim

o kadar acizimki kendimi bu satırlarda bile öldüremiyorum

-ki aslında çok istiyorum. . .

 

paslı zaman

e-Posta Yazdır PDF

zaman okşarken delirme anını bilincin ve
suskun otlar diriltirken şu saçma rüzgarı akan
bardağa dolan hüznün ayıltmıyor uykuda ölen çocuğunu
hayatın
paslı bir çiviye batırılmış ölü gökyüzü kalıyor ve tenha
yumuşaklıklar oysa
atların ölüyor ve barışların,
suyun tükeniyor tükürüğün henüz leş
Çığlığın hayvandan çok adın tükeniyor
 

yanıma koyduğum yedek bir ruh seçtiğim 
haritalar yırtık ve
küflü insan kadar eskiyim bu dünya da söz kadar adi
Düşen kalelerin tortularından gelmekteyim desem 
inancında tanrı olur mu insanlık
yahut nefret dediğin şey nedir ki yıkılan bir kardan
adamın karşında.
 

Paslı bir zaman geçiyor etlerimizden içeri
şimdi ; her doğru
yalan biraz gerçekse eğer.
yaşadığımsa zamansızlıktır yaşanan
yaşlılığım değil.
 

şu koca evren
kalemle kelama attığın kaç nokta
kaç uzak ölü yıldız yılı
hayat geçerken gölgelerimizden hızlıca
 

 

Pesimist

e-Posta Yazdır PDF

İliklerimde Hissettiğim Ölüm Olsa Gerek

İsteyip de Yapamadığım Hep Hayat Güzeldir Deyip

Savurduğum O Sözcük ‘’Ölüm’’

Şu Konuşmayan Dilim

Dalıp Giden Gözümle Bir Ölüden Farksızım Adeta

Altımda solucan!!altımda toprak!!altımda iskelet!!!

Altımda acizlik

Üstümde ise bedenim misali soğuk beton!!!

Üstümde kefen!!üstümde tabut!!!

Yüzümde ise bir ölüm tebessümü!!!

Yüzümde sevgisizlik!!yüzümde sahipsizlik!!yüzümde terkedilmişlik!!!

Şimdi kendime söyle diyorum:

-‘’ben bakire kadından doğmuş yalnızca bir piçim’’

ben sonsuzluğun ta kendisiyim

ben bir tanrı!!ben bir ilah!!ben bir köle!!!

Ben bir bakire kadından doğmuş yalnızca bir PİÇİM o kadar!!!

 


Sayfa 1 > 12