HOŞÇAKAL KADINIM
hoşçakal kadınım...
sana sözler vermiştim...
sana hep gelecekten bahsetmiştim...
şimdi gidiyorum,nedenler sorma bana...
çünkü nedenlerimde bile,sahte gelecekler yaratırım...
inanırsın...inanırım...
enkazlarını toparlarken senin
aslında nasılda büyük bir toz bulutunda boğulduğumu hatırladım
insanın ruhu acırmı, hani onu bir tek tanrı cezalandırabilirdi
ben seni severken o ruhun nasılda büyük bir zehirle
kıramplar içinde kıvrandığını hatırladım...
sen öylesine derin bir zehre sahiptinki...
sanki tanrı olmuştun ve ruhuma hükmedebiliyordun...
artık acı çekmekten çok bende senin gibi olmaya başladım...
ve seni senin gibilerle aldatarak,bedeller ödetiyordum...
tutsaklığımı özgürlüğe dönüştürdüğüme inandım kirlenerek
yani sana benzeyerek...
şimdi hayatımın merkezinde ben varım...
içimdeki hertürlü iyiliği ruhumun zindanlarına hapsettim...
ve acımasızlığından tattığım zehrinle
bugün sana birazdaha yakınım...
hergün birazdaha senin gibi olurken
birgün tam anlamıyla sen olduğumda...
işte o gün sen ruhumdan çıkacaksın...
çünkü artık ben daha büyük intikamların peşinden
yani senden bile daha zehirli senlerin peşinden koşacağım...
ve sen o gün artık benim intikamlarım arasında yer bile alamıyacaksın...
zamanı geldi kendi zehrinden bir parçada sen al...
bugün o gün hoşçakal kadınım...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir





