KAYIP Mektuplar

 
  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
KAYIP Mektuplar

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 BENCİL AŞK

 sana dolu dolu yağmur bulutları olupta,bensiz çoraklaşan tabiatına dolamasamda...
 seni yeşertebilecek kadar gücüm olmasada...
 seviyorum işte...
 üzerinde seni yokedenin,ben olduğumu bilmek bile bana haz veriyo...
 evet ben güneşim...
 seni yeşertecek o yağmur bulutlarını sevmiyorum belki...
 ama seninleyim...
 o yağmur bulutlarından eksik kalışın,seni dahada kurak ve bitkin bıraksada...
 bu yokoluşun beni daha kızgın bir kor haline getirsede....
 ben bencil bir aşığım,seni paylaşamıyorum...
 bir tek geceye engel olamıyorum,onun siyah çarşafını senin üzerine çekişini
 uzaktan seven bir aşık gibi,seyretmeye mahkum kalıyorum...
 ama öyle serseri bir aşk ki içimdeki...
 zaman zaman ona bile meydan okuyorum...
 ay ışığının arkasından,öfkeli bir beyaz olup seni seyrediyorum...
 ve biliyomusun,zamanla seni yokederken...
 kendi benliğimdeki,intaharsal doğa lanetlerinden sıyrılıp...
 sana her sabah,ölen ve yokolan sana...mahçup ve umutsuz bir merhaba diyorum...
 çünkü sen varolurken ben,ben varolurken sen ölüyorsun...
 birimiz hep eksik...
 aşkta biraz öyle değilmi......

  içerisinde emek olan herşeyi çok severim...kara çizilmiş yelkenler gibi

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

HOŞÇAKAL KADINIM

hoşçakal kadınım...
sana sözler vermiştim...
sana hep gelecekten bahsetmiştim...
şimdi gidiyorum,nedenler sorma bana...
çünkü nedenlerimde bile,sahte gelecekler yaratırım...
inanırsın...inanırım...
enkazlarını toparlarken senin
aslında nasılda büyük bir toz bulutunda boğulduğumu hatırladım
insanın ruhu acırmı, hani onu bir tek tanrı cezalandırabilirdi
ben seni severken o ruhun nasılda büyük bir zehirle
kıramplar içinde kıvrandığını hatırladım...
sen öylesine derin bir zehre sahiptinki...
sanki tanrı olmuştun ve ruhuma hükmedebiliyordun...
artık acı çekmekten çok bende senin gibi olmaya başladım...
ve seni senin gibilerle aldatarak,bedeller ödetiyordum...
tutsaklığımı özgürlüğe dönüştürdüğüme inandım kirlenerek
yani sana benzeyerek...
şimdi hayatımın merkezinde ben varım...
içimdeki hertürlü iyiliği ruhumun zindanlarına hapsettim...
ve acımasızlığından tattığım zehrinle
bugün sana birazdaha yakınım...
hergün birazdaha senin gibi olurken
birgün tam anlamıyla sen olduğumda...
işte o gün sen ruhumdan çıkacaksın...
çünkü artık ben daha büyük intikamların peşinden
yani senden bile daha zehirli senlerin peşinden koşacağım...
ve sen o gün artık benim intikamlarım arasında yer bile alamıyacaksın...
zamanı geldi kendi zehrinden bir parçada sen al...
bugün o gün hoşçakal kadınım...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 SEN GİTTİN VE KALAN BEN

gökyüzü nezaman güneşi vericek bana bilmiyorum
hayat için yaşmak sevgisini unutmuş bir adam
sanki bir köşeye bırakılmış ceset gibiyim
yarına kör bakışlar arasında geçmişi sorgulamayan...

gelsen şimdi sonkez bakmak istesen gözlerime
donmuş bir öfke çarparmı dersin bedenine
yada tutmak istediğin o sıcak avuçlarım
yanaklarını okşarmı dersin bir bebek içtenliğiyle...

bak gece mezar taşımı çoktan yazdı bile
ay ışığı senin güzelliğine zehir katmış beni içine çekmekte
dalgalar ezan sesine karışmış şahadet çekerken
üstün körü bir yağmur beni vaftiz etmekte...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 BEN SENİ ZAMANA YAYDIM

 BEN SENİ ZAMANA YAYDIM...
 ZAMAN BENİ ÖLÜME GÖTÜRÜRKEN SENİ GETİREBİLİYORSA...
 BEN SENİ ZAMANA YAYDIM...
 ÖLMEK SENLE GELEN BİR ZAMANI BEKLEMEKSE....
 BEN SENİ ZAMANA, YANİ ÖLÜMLE GELEN SENİN HUZURUNA YAYDIM...
 ANLICAN KORKMUYORUM VE ÜŞÜMÜYORUM
 ÇÜNKÜ BEN SENİ, SENİNLE GELEN ZAMANA YAYDIM...
 İLERLEDİKÇE YAKLAŞIYORSUN
 VE BEN...
 ISINIYORUM...
 TİTREYİŞLERİM DURUYOR...
 SOLUĞUM DAHA BİR HEYECANLI....
 BEN SENİ ZAMANA YAYDIM...
 GELİŞİNLE BAŞLICAK ÖLÜMSÜZ BİR ZAMANA...........

                                                                               yel[K]en ve rüzgariçin....

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 UMUT İŞÇİLERİ VE HAYAT

iyi şeyler olmalıydı bugün...
bugün harika olmalıydı...
dışarda sert bir poyraz ve zifri bulutlar vardı..
ama biz güneşi görebilmeliydik...
üzerimizde eski paltolar,sararmış emek teri kokan kaşkollar olmasına rağmen...
şehrin sis perdesiyle birlikte bu hayatı omuzlayabilecek kadar yürekliydikte...
anlıcan tutsak ve korkak başlayamazdık hayata...
bizler güçlüydük ve direnmek bizim asıl hayatımız olmuştu...
içimizde sıcak işçi kahvelerinin emektar yükü olmalıydı...
anlıcan nelere direndik, bugünlere kadar diyebilmeliydik...
ve eğilmez birer baş, dimdik durmalıydık hayata...
çünkü hayat denilen avcı asla öldürmekten zevk almazdı...
o herzaman avını yaralardı...
ve her defasında aynı yerden yaralarken...
can çekişmemizi seyretmek ona zevk verirdi...
izler silinmesin ve ben bu sonsuz tadı hep yaşayım die...
ruhumuzdaki derin kesikler hergeçen gün artarken...
bukez boyun eğen bizler değil...
boyun eğen o olucaktı...
çünkü nasır tutmuş avuçlarımızla ona merha diyebilecek kadar yürekliydik bizler...
bizler şafağın umut işçileriydik...
direnmeliydik...
bizler sıcak yuvalarımızın hayalinden başka mutluluk ve sonsuzluk bilmezdik...
bu yüzden hayatın derin kesikleri bize diz çöktürmemeliydi...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 


Sayfa 2 > 4

Anketler

Sitemizin Yeni Halini Nasıl Buldunuz?
 

Kimler Sitede

Şuanda 2 konuk çevrimiçi