KAYIP Mektuplar

 
  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
KAYIP Mektuplar

İÇİMDEKİ AŞKIN ÇIĞLIKLARI

e-Posta Yazdır PDF

 İÇİMDEKİ AŞKIN ÇIĞLIKLARI

bazen hayaller okadar güçlüdür ki,gerçeğe seslenirler...

ve gerçek öylesine zavallıdır ki,bir süre sonra o hayallerin çığlıklarına yenik düşer...

öyle bir an gelir ...

kaybolanlarla, gerçeğin yüzleşme vaktidir o an...

ellerine hayallerini alır hesap sorarsın...

ve hayallerin gerçeğe meydan okurken, kaybettiğin zaman sana tutsak olmaya başlar...

kıyısına gelirsin hayatın, işte o kıyı senin başlangıcındır...

tutarsın yavaşça ellerinden....

karşında derin ve koyu mavilikle buluşan geceden daha koyu birşey vardır...

içindeki aşktır o...

ya o aşkın ellerinden tutar yürürsün...

yada hayallerinin kaybolanlar gibi olduğuna üzülürsün...

                                                                                    GÖKHAN VE AYLİN İÇİN... değerli dostlarıma

 

 

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

AŞK

Gel gitlerim olabilir...
çok canın yanar beni öperken,
kan damlar dudaklarından,hatta bazen boğulursun,ciğerlerine bıraktığım soluğumun ağarlığında...
saçlarına ak düşer benimle yaşarken...
gözlerinde hayata dair hiç birşey kalmaz...
anlıcan yitip giderken,sana dair tüm güzelliklerin...
Beni seyredersin...susarak seyredersin bilirim...
eski paltoma...elimdeki ekmek fileme dua ederek beni seyredersin...
Neden diye sormam sevgilim...
çünkü sen benim Helalimsin...
Bilirim isyan etmezssin ve çıkarsızca seversin....

                                                  Biryerlerdesin biliyorum....

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 YAŞAMAK

 yaşamak...
 kimi zaman kızıl bir güneş altında,işçi olmaya benzer...
 o alın terlerinin altında yatan,binlerce adsız sitemdir yaşamak...
 bazende yaşadığın tüm içsel lanetlerle,gecenin çöküşünü seyretmektir...
 zifri karanlığın içindeki,yıldızları görmezden gelip,matem tutmaya benzer...
 ama en güzeli nedir biliyomusun...
 yaşamak, hayatın içindeki herşeyi görmezden gelip,
 tek bir şeye tutkuyla bağlanmaktır........
 ve
 o bir aşktır kimi zaman...
 kimi zamanda,hayranlık duyduğun kadının,sende kalan hayali suretiyle sohbet etmektir...
 ama
 en güzeli
 bir umuttur yaşamak,içinde sevdiğinin hayaliyle yaşadığın günlerdir....
 onun birgün senin olabilme ihtimallerine,tutkuyla bağlanmaktır yaşamak...
 ve yaşamak...
 herşeye rağmen,hayata gülümseyebilmektir....

                                          kokun oksijenimmiş sanki, içime çekmeden yaşıyamıyorum...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

 İÇİMDEN

hep bir rutubet köşesine, yatak açmakla geçti ömrüm...
dökülen duvarlar, yitip giden ömrüm gibi arkadaştılar bana...
perdelerim sigara isi renginde,güneşin ışıklarını karanlık yapardı gündüzlerime...
ocağımda  şarap kaynardı,üşümüşlüğümü içtiğim kanyakla ısıtırdım ben...
sessizliğin arkasındaki, cennetin güzelliğini düşler...
yağmurla gelen toprak kokusunda, iklimlerin değiştiğini anlardım ben...
şafak vurdumu geceye bir tokat,işte o vakit bilirdimki yeni bir gün doğacak...
intikamcıydı oysa gece,erken çökerdi gündüzlerin ensesine kış aylarında..
poyraz sertçe savururdu fakirin bacasına, inceden beyaz ayazı...
sofralarda masum dualar edilir,bilinmeyene diz çökülürdü,tahta kaşıkların şapırtılı ağızlarında...
yalınayaktık biz,nasırlı ökçelerin toprağa direnişiydi, belkide bizler için yaşamak...
yarım sarılmış bir sigaranın, dumanında az zehirlemedik kendimizi...
işçi kahvelerinin fukara kokusuyla açardık gözlerimizi...
sabaha olan inancımızın şükür besmeleleriyle...
günümüz dolupta ayrılık vakti geldimi...
sevdiğimize son nasihatlarımızı verip, kanlı bir solukla yumardık bu hayata gözlerimzi...

                                                                              cheops için...

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

siyahbeyin

e-Posta Yazdır PDF

GECENİN İÇİNDEN

yosun kokan bir rıhtıma uzandım şimdi...
karşımda,ayak uçlarıma kadar köpürmüş bir deniz...
çocukca masallar anlatan bir rüzgar,saçlarımı okşamakta...
ve karaya çıkmanın umuduyla,hayata tutunmaya çalışan yosunlar...
kumsala çizilmiş aşk kalpleri...
şehrin sessizliğinin,geceyle aşk kaçamağı yaptığı saatler bunlar olmalı...
balıkçı teknelerinin,umut dolusu yelkenleriyle sevişen rüzgar...
yarını düşünmeden,boşluğu seyreden  bir çift göz...
yaşmak mı diyorum,bu hayat hep uzaktakine olan özlemmiydi...
şimdi kalkıp gitsem diyorum ,mahçup bir edayla dikilsem karşısına...
sarılsam öylece,konuşmasına izin vermeden,dudaklarına soluğum karışsa...
sonra tutsam ellerinden diyorum,bilmediğimiz sokaklarda anlamsızca dolaşsak...
tanımadığımız bir sokak lambasının altında,hayaller anlatsak birbirimize...
gecenin sisinde bir çift kaybolmuş adım olsak diyorum...
yarın bizim için hiç yaşanmıcak bir gün olucakmışcasına,büyük bir aşkla sorgulamadan sevsek birbirimizi...
soğuktan üşümüş avuçlarını,sana ait mühürlenmiş soluğumla ısıtsam...
sana o çok kızdığın,tanrı söylevlerimin ardındaki yıkıntıları anlatsam sana...
gecenin resmini çizssek çırılçıplak bir aşkla...
tuvalinin GECE ressamının RUHLARIMIZ ve resminin de BİZ adlı o serseri AŞK tablosunu...

                       Bir yel[K]en tanıyorum sonsuz maviliklerin serseriri rüzgarına aşık...

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 


Sayfa 1 > 4

Anketler

Sitemizin Yeni Halini Nasıl Buldunuz?
 

Kimler Sitede

Şuanda 3 konuk çevrimiçi